unless
/ until / till / by
until
/ till = ...e kadar (herhangi bir zaman boyunca)
until
: bir bağlaçtır. İki cümleyi birbirine bağlar.
till :
bir edattır.
They had to walk until they reached the main road.
Ana
yola kadar yürümek zorunda kaldılar.
I will wait for you here till 5 o’clock.
Seni
burada saat 5’e kadar bekleyeceğim.
Sue couldn’t sew until she was 16.
Sue 16
yaşına kadar dikiş dikemedi.
Ancak kural
dışı (informal) olarak her ikiside birbirinin yerine kullanılabilir.
They worked in the office until 2 o’clock in the morning.
Gece
yarısı saat ikiye kadar ofiste çalıştılar.
Go on till you reach the hospital.
Hastaneye
varıncaya kadar devam edin.
by : ...e kadar (herhangi bir
zamanda)
The guests will be here by one o’clock.
Misafirler
saat bire kadar burada olacaklar.
(Saat bire kadar her hangi bir zaman biriminde.)
unless =
1-eğer ....değilse, -mezse, -miyorsa, -medikçe/madıkça
Don’t pay the
money unless I telephone.
Telefon
etmezsem parayı ödeme.
Kate never ate
kebabs, unless she had prepared them herself.
Kate,
kendisi hazırlamaz ise kebap yemez.
- Where's Jill?
Jill
nerede?
- I don't know. She should still be here - unless she went leave early.
Bilmiyorum.
Erken gitmemişse burada olması gerekir.
2-....in
dışında, hariç, ...mediği sürece
I can't help you,
unless you explain me the problem.
Sen
bana meseleyi açıklamadığın sürece sana yardım edemem.
unless,
şart cümlelerinde if ... not ( eğer ... değilse)’ye alternatif olarak
kullanılırsa bugüne veya bir dizin geçmiş olaylara bağlı olarak present
Perfect tense ile kullanılabilir.
Unless you've tried
it for yourself, you can't imagine how delicious it is.
Kendin
denemediğin sürece onun ne kadar lezzetli olduğunu hayal edemezsin.
They normally walked to work, unless they were going shopping afterwards,
in which case they'd take the car.
Onlar
alışverişe gitmedikleri sürece, normalinde işe yürürlerdi. Bu durumda taksi
tutarlardı.
Unless you had seen
it with your own eyes, you wouldn't have believed that such a thing could happen.
Kendi
gözlerinle görmediğin sürece, böyle birşeyin olacağına inanamazdın.
Eğer bir
iş belli bir zamana kadar yapılmaz ise until and unless or unless and until’i
kullanırız.
We won’t start work on this project unless and until the plans are approved.
Planlar
onaylanmadığı sürece bu proje üzerinde çalışmaya başlamayacağız.
I can't refund you your
money until and unless you send me original receipts.
Orijinal
faturaları bana göndermediğin sürece paranı sana iade etmeyeğim.
Not :Geleceği
belirtmek için until ve unless ile present tense’lerin kullanıldığını unutmayın. |