IDIOMS


1-to rain cats and dogs        : bardaktan boşanırcasına yağmur yağmak.
   We can't go out. Look! It is raining cats and dogs.

2-to break an appointment   : randevuya gitmemek. 
   He was stuck in the traffic so broke the appointment.

3-to kill the goose that lays the golden eggs: 
   Altın yumurtlayan kazı kesmek, işini kendi eliyle bozmak

4-heavy handed               : eline ağır, beceriksiz

5-as meek as a lamb      : kuzu gibi uysal

6-Keep your hair on        : Sinirlerine hakim ol.

7-expert at something   : bir şeyde uzman
 Bill is expert on Mathematics. 
 Bill Matematik'te uzmandır.

8-for good or ill                  : sonuç ne olursa olsun
 For good or ill-we've done it! We're married!
 Sonuç ne olursa olsun - bu işi yaptık! Evlendik

9-high and low                  : her yerde
 Where have you been all day?
Bütün gün nerede idin?
I've been looking for you high and low?
  Seni her yerde aradım.

10-few and far between   : seyrek
Jack's visits to his old friends are few and far between,
these days.
Jack'ın eski arkadaşlarını ziyayreti bugünlerde seyrek oluyor. 


previous                             next                          main page