IDIOMS


61-to go back a long way           : uzun bir süreden beri birbirini tanımak
Jack and Sue go back a long way.
Jack ve Sue uzun bir süreden beri birbirlerini tanıyor.

62-
to know what's what            : belli bir konuda uzman olmak
If I'm ever unsure about history, I usually check with Mary.
She knows what's what.


63-
child's play                              : çocuk oyunu, çok kolay
It's a child's play to repair a computer.
Bilgisayarı tamir etmek çocuk oyuncağıdır.


64-
to break your journey          : seyahat ederken mola vermek
They broke their journey near a river four hours later.
Dört saat sonra bir nehir kenarında mola verdiler.


65-
to go back a long way           : uzun bir süreden beri birbirini tanımak
Jack and Sue go back a long way.
Jack ve Sue uzun bir süreden beri birbirlerini tanıyor


66
-in my book (informal)            : bence
In my book, Bill is right.
Bence, Bill haklı.


67-
fat cat                                      : zengin ve önemli kişi
Mark is a real fat cat.

 
68-
like chalk and cheese          : birbirinden tamamen farklı iki şey veya kişi
Tom and Suzy like chalk and cheese.


69-
fifty fifty                                   : yarı yarıya
They have fifty fifty chance of surviving.
Hayatta kalmaları için yarı yarıya şansları var.


70-
have kittens                            : sinirli, üzgün, bozulmuş
Do you know why the boss is having kittens today?
Patronun bugün niçin sinirli olduğunu biliyormusun?

are burning. Somebody is talking about me.
previous                      idioms1                    main page