Phrasal Verbs

Intermediate 


to give up  



to calm down



to keep on



to get around



to get to 




to go with



to get lost                    




to come across




find out 


 
to look forward to






vazgeçmek

He must give up smoking.
Sigara içmekten vazgeçmelisin.

sakinleşmek, sakinleştirmek, yatışmak, yatıştırmak
Be calm down. It isn't a serious accident.
Sakin ol. Ciddi bir kaza değil.

devam etmek
Keep on until you come a big tree on the right.
Sağda büyük bir ağaca gelinceye kadar devam et.

seyahat etmek, dolaşmak, gezinmek
Jack gets around a lot, so everyone knows him in the town.
Jack çok gezer, bu yüzden kasabada herkes onu tanıyor.

varmak
The manager was very angry with them because they got to     
the office very late.
Müdür onlara çok kızdı, çünkü büroya çok geç gitmişlerdi.

uymak (renk, desen)
His new tie doesn't go with his blue suit. 
Onun yeni kravatı mavi elbisesine uymamış.

kaybolmak
While they were driving to Berlin, they got lost and
didn't arrive the meeting on time.
Berlin'e giderlerken, kayboldular ve toplantıya zamanında varamadılar.

karşılaşmak veya tesadüfen bulmak
While he was cutting the grass in the garden,

he came across his old ring.
Bahçede otları biçerken, tesadüfen eski yüzüğünü buldu.

öğrenmek
He tried hard to find out the meaning of new vocabulary.
Yeni kelimelerin anlamlarını öğrenmek için çok çalıştı. 


dört gözle haber beklemek, ummak
We are looking forward to hearing from you. 
Sizden dört gözle haber bekliyoruz.

previous

next                 main page