1- ziyaret etmek, uğramak 2- başvurmak (bilgi kaynağına)
dört gözle beklemek
Look! The ship has appeared!
Bakın! Gemi göründü.
Look at John not Suzy.
Suzi'ye değil John'a bak.
The police are looking for David. They will find him soon.
Polis David'i arıyor. Yakında onu bulacaklar.
Her sister will look after the children for her when Mary is out.
Mary dışarıda iken çocuklara kız kardeşi bakacak.
Look out! A car is coming towards us.
Dikkat et! Üstümüze doğru bir araba geliyor.
1-Don't forget to look at me on Sunday.
Pazar günü bana uğramayı unutma
2-Mary didn't understand the last subject so she went to the
library to look it up in an encyclopedia there.
Mary son konuyu anlamadı, bu yüzden onu bir ansiklopedi de
aramak için kütüphaneye gitti.
We are looking forward to hearing from you soon.
Çok yakında sizden haber almayı dört gözle bekliyoruz.
(Bu cümle genellikle mektup sonlarında kullanılır.)