|
DIFFICULTIES & SOLUTIONS
7
DO and MAKE
"YAPMAK" anlamına gelen bu iki fiilin arasındaki farkı Türk
mantığına
göre kesin çizgilerle ayırmak oldukça zordur.
Bunun yerine, bu iki fiilin kullanılış yerlerini öğrenmek daha faydalıdır.
MAKE
make a cake : pasta yapmak
My mother made a wonderful cake yesterday.
Annem dün harika bir pasta yaptı.
make a mistake : hata yapmak
Tom said he will never make that mistake again.
Tom hatayı tekrar asla yapmayacağını söyledi.
make bed : yatak yapmak
My elder sister used to make my bed when I was a
child.
Çocuk iken yatağımı ablam yapardı .
make noise : gürültü yapmak
You musn't any noise in the hospital.
Hastanede gürültü yapmayınız / Hastanede gürültü yapılmaz.
make a promise : söz vermek
Bill made a promise never to get bad marks after this.
Bill, bundan sonra düşük not almayacağına dair söz verdi.
make money : para kazanmak
Hanry made lots of money when he was very young.
Hanry çok genç iken çok para kazandı.
make a speech : konuşma yapmak
The Prime Minister made a nice speech in the last meeting.
Başbakan son toplantıda hoş bir konuşma yaptı.
make progress : gelişme kaydetmek
Suzy is getting better but she hasn't made much progress yet.
Suzy iyileşiyor, fakat henüz fazla bir gelişme kaydetmedi.
make trouble : aksilik yapmak, bela çıkarmak, sıkıntı çıkarmak
My younger brother is a bad boy.
He always makes trouble when he is out.
Kardeşim kötü bir çocuk. Dışarda iken her zaman başını belaya sokar.
previous
main page
|